Geçmişten Günümüze Türkiye’nin Tarihi Çarşıları

15.05.2020
354

Geçmişten günümüze, Türkiye’nin Tarihi Çarşılarını araştırdık sizler için. Ülkemizin önde gelen tarihi çarşılarının o baharat kokulu dönemeçleri ve altın gibi ışıldayan dükkanlarıyla süslenen bu görkemli mimari şaheserlerin içerisinde gezerken bir zaman yolculuğunda gibi kayboluyor insan tarihte.

Geçmişten Günümüze Türkiye’nin Tarihi Çarşıları

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde halkın gündelik ihtiyaçlarını karşıladığı, ticaretin ve yaşamın kalbinin attığı yerlerdi tarihi çarşılar. Ticari amacının yanısıra kültürel ve sosyo-ekonomik ilişkilerin can bulduğu yerlerdi. Günümüzde özellikle Selçuklu ve Osmanlı Devletine başkentlik yapmış şehirlerde sayıları fazlaca olan tarihi çarşılar zaman içinde geçirdikleri restorasyon çalışmaları ile bugüne kadar ulaşmışlardır. Tarih boyunca üstlendikleri bu misyonu günümüzde de sürdürmektedirler.

Tarihi Çarşılar ve Pazarlar

Köklü tarihi ile çağlar boyunca bir çok güçlü medeniyete ev sahipliği yapan ve şu an üzerinde yaşadığımız Cennet Vatan Anadolu topraklarındaki tarihi çarşıları geziyoruz bu yazımızda. Hemen hepsi bulundukları şehrin tarihi merkezinde yer alıyorlar. İstanbul’da tarihi yarımada yani bugünkü Fatih ilçesi sınırlarında yer alıyor tarihi çarşılar. Bu sadece İstanbul için geçerli değil. Günümüzde Konya, Ankara, Trabzon, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Çanakkale ve daha bir çok şehirde en az bir tane tarihi çarşıya rastlamak mümkün.

İstanbul’daki Tarihi Çarşılar

Yüzyıllar boyunca Osmanlı Devletine başkentlik yapmış bir dünya kenti olan tarihi şehir. Tarih boyunca ticaretin ve ekonominin kalbinin attığı yer olan İstanbul, günümüzde de bu görevi lider şehir statüsü ile devam ettiriyor. Şimdi İstanbul’un tarihi çarşılarında küçük bir gezintiye çıkalım.

Galata köprüsünden Eminönü ve Yenicami
Eminönü Yeni Cami ve Galata Köprüsü

Kapalı Çarşı (Grand Bazar)

İstanbul’un Fatih ilçesinin Beyazıt semtinde bulunan ve dünyanın en eski çarşıları sıralamasında ilk sıralarda kendisine yer edinmiş bir Osmanlı ticaret hanesidir Kapalı Çarşı. İngilizce’de “Grand Bazaar” olarak telaffuz edilen yer Kapalı Çarşıdır. Osmanlı döneminde paraya yani altına yön veren Kapalı çarşı bugün de benzer şekilde çalışmaktadır.

Kapalı Çarşının Tarihi

Altın, kuyum, mücevherat ve sarrafiye sektörünün kalbi konumunda olan bu şaheser Fatih Sultan Mehmet Han zamanında inşa edilmiştir. Sonraki yıllarda ihtiyacı karşılayamaz olduğunda Kanuni döneminde yapılan eklemelerle günümüzdeki haline dönüşmüştür. Osmanlı’dan sonra Cumhuriyet döneminde de geçirdiği restorasyonların ardından yaz sezonunda günde ortalama 500 Bin ve yılda 90 milyon ziyaretçisi ile geçen zamana meydan okumaktadır.

Kapalı Çarşının Bölümleri

Tarihi Kapalı Çarşı kompleksinde biri mescit olmak üzere 2 cami, 21 adet han, 65 adet sokak, 2 adet bedesten, 7 sebil çeşme, bir kuyu ile bir şadırvan, 1 saat kulesi bulunuyor. Bunlarla birlikte Kapalı Çarşı, yaklaşık 3500 adet dükkan, mağaza ve 25.000 çalışanı ile ticaretin mihenk taşı olmaya devam ediyor. Çoğunluğu kuyum ve mücevherat dükkanı olsa da; halı, kilim, kumaş, deri, gümüş, tekstil, çinili porselen ürünler, hediyelik eşya mağazaları, change office (- kapalı çarşı döviz büroları) gibi çok farklı ticaret dallarına ev sahipliği yapıyor. Tarihi İstanbul Kapalı Çarşıya girebileceğiniz 18 adet devasa kapısı bulunmaktadır.

Kapalı Çarşıya nasıl gidilir?

– Beyazıt İETT son duraklarının bulunduğu yer Kapalı Çarşının ana giriş kapısının bulunduğu yerdir. Beyazıta giden İETT otobüsleri (36, 36ES, 97, 38, 38Z vs.) ile Kapalı Çarşıya gidilebileceği gibi Tramvay ile yine Beyazıt durağında inerek kolayca ana kapıdan Kapalı Çarşıya girebilirsiniz. – Deniz yoluyla veya Marmaray ile geldiğinizde ise Sirkeci – Eminönü bölgesinden yukarı doğru çıkarak Kapalı Çarşının alt girişinden ulaşabilirsiniz.

Mısır Çarşısı

Osmanlı döneminde Haliç’in Eminönü ve Karaköy tarafından taş doldurulması sonucu yeni imar alanları açılmıştır. Açılan bu yeni imar alanlarından Eminönü tarafında bulunan bölgeye Valide Sultan tarafından Yeni Cami inşa edilmiş ve ön kısmı da halen günümüzde bulvar olarak kullanılmaktadır. Yeni Cami’nin hemen arkasından tarihi Mısır Çarşısının ana giriş kapısı bulunur.

Kapalı çarşı baharat dükkanları.
İstanbul Mısır Çarşısı

Kapalı Çarşıya nazaran daha çok baharat ağırlıklı ürünlerin satıldığı bir çarşıdır. Zamanla dışındaki alanlara yapılan eklemelerle peynirciler, balıkçılar, kuruyemişçi ve petshoplar açılmıştır. Geçtiğimiz yıl kaçak olan bazı bölümleri yıkılarak Mısır Çarşısının gerçek görünümü ortaya çıkarılmış oldu.

Mısır Çarşısının Tarihçesi

1597 yılında Yeni Cami’nin yanında külliye binası olarak planlanan ve 1667 yılında caminin arastası olarak hizmete giren Mısır Çarşısı yüzlerce baharata, çeşni, aktar bitkileri, çiçek, tohum, bitki kökleri, kabuklar, doğal ilaçlar, otlar, kuruyemiş, lokum ve tatlılar başta olmak üzere bugün 80-90 civarında dükkan ile hizmet vermeye devam etmektedir. Yerli ve yabancı turistlerin İstanbul’da gözde mekanlarındandır. Özellikle Ramazan ayı öncesinde buradan alışveriş yapmak insanlar için bir ritüel haline gelmiştir.

Tahtakale Çarşısı

İstanbul tarihi yarımada üzerinde yine Eminönü’nde bulunan Tahtakale semtinden almıştır ismini. Günümüzde fason ürünlerin cazibe merkezi haline gelen Tahtakale özellikle 90’lı yıllarda döviz ve altın için serbest piyasa dendiğinde akla gelen yerdi. Hatırlarsınız hani kulağında 2-3 tane antenli telefonla konuşan, bağıran, ellerinde tomarla dolar ve döviz tutan adamlar vardı. İşte orası burası :). 2000’li yılların başlarında internetin yaygınlaşmasıyla birlikte tarihe karıştılar.

Eminönü meydanıdan Tahtakale'ye
Eminönü Meydana Açılan Kemer

İstanbul’da yaşayanlar bilirler; Mercan yokuşu, Hasırcılar işhanı arasında kalan yer Tahtakale olarak biliniyor. Şimdilerde daha çok cep telefonu ve elektronik ürünlerin hemen her çeşitini bulabileceğiniz bir çarşıdır. Hem ithalat hem de ihracatın merkezi konumundaki bu tarihi çarşıda insanın saatlerce kaybolası geliyor.

Osmanlı‘da olduğu gibi Bizans ve Roma döneminde de ticari önemi büyük bir yerdir. Tarihi hanların içerisinde büyük ama tatlı bir kaos var. Han atmosferini tatmadan bunu anlamak zor tabi.

Sahaflar Çarşısı

Kapalı Çarşı ile Beyazıt Camisi arasında bulunan çarşıda adından da anlaşalıcağı üzere kitap satan dükkanlar bulunmaktadır. Eski dilde kitapçılara verilen isimdir sahaf. İstanbul’un hatta Türkiye’nin en eski kitapçılarının bulunduğu Sahaflar Çarşısı çoğu zaman “Sarraflar Çarşısı” yada “Sahafçılar” olarak telaffuz edilebiliyor. Ancak bu tamamen yanlış bir söylemdir.

Sahaf: Kitapçı, – sahaflar: kitap satılan yer.
Sarraf: Kıymetli taş, altın ve mücevherat ustalarına verilen isim.

15. yüzyılda inşası tamamlanan Kapalı Çarşı içerisinde yer almaktadır Sahaflar çarşısı. Ancak 1800’lerin sonunda gerçekleşen büyük İstanbul depremi sırasında Kapalı çarşı da büyük zarar görür ve yapılan restorasyon çalışmaları ile Sahafçılar çarşısı tamamen Kapalı Çarşıdan ayrılarak bağımsız bir yapı haline dönüşür.

Yapıldığı günden buyana kitap harici bir ürünün satışına izin verilmemiştir. Günümüzde de bu gelenek devam ettirilerek tarihi dokusuna zarar verilmesi önleniyor. Sahaflar çarşısının müdavimleri bilirler; sahaflar her biri hayat profesörü gibi tecrübe ve bilgilerle dolu, donanımlı insanlardır. Yeni kitapların yanısıra eski hatta antika kitap sayılan ve tarihi eser niteliğindeki kitapları da bulabilirsiniz.

Bakırcılar Çarşısı

İstanbul Beyazıt semti tarihi çarşıların adeta toplanma noktasıdır. Fatih Beyazıt’ta bulunan Bakırcılar Çarşısı bakırın hemen her formunu bulmak mümkün. Benzerlerine Anadoluda Mardin, Urfa ve Diyarbakır gibi şehirlerde de rastlamak mümkün olan İstanbul Bakırcılar Çarşısında hemen her türlü bakır eşyayı bulabiliyorsunuz. Daha çok el yapımı sanatsal ürünlerde kültürel yansımaların etkisini görüyoruz.

Bakır çaydanlık, tencere, kase, tabak, bardak, çatal, kaşık, bıçak ve daha bir çok bakır eşyayı İstanbul’da bulabileceğiniz yerlerin başında gelir Bakırcılar Çarşısı. Osmanlı döneminde bugünkü İstanbul Üniversitesi (-Osmanlı Devletinde Ordu Komutanlığı binasıdır) yerleşkesinin yanında bulunur. Kapalı Çarşıya yakın bir konumdadır.

Abant Güney Seyir Bölümü

Abant Gölü

Bolu Abant Gölü Tabiat Parkı hakkında merak edilenler.

Çemberlitaş Çarşısı

Fatih’ten bırakın daha Beyazıt’tan bile dışarı çıkmadık İstanbul’un tarihi çarşılarını anlatırken. Çemberlitaş’tan Sultanahmet Camisine doğru giderken tramvay yolunun sağında ve solunda bulunan dükkanlar Çemberlitaş Çarşısını oluşturmaktadır. Diğer çarşılara göre daha yakın bir tarihte kurulmuş olan Çemberlitaş Çarşısındaki dükkan ve mağazalarda ağırlıklı olarak Türk lokumu, cezerye, şeker çeşitleri, çikolata, kahve, kuruyemiş ve hediyelik eşyalar satılmaktadır. Genelde yabancı turistlere yönelik hizmet veren dükkanlarda fes ve kalpak gibi kültürel kıyafetleri bulabilirsiniz.

Çemberlitaş Lokum Mağazaları
Çemberlitaş Çarşısında Bir Dükkan

Ayasofya caminden aşağıya sirkeciye kadar devam eder bu dükkanlar daha da çeşitlenerek. Tatlıcılar, mantı ve gözlemeciler eklenir. Gülhane Parkından sonra daha çok cafe ve restoran olarak devam eder Sirkeci Garına kadar.

Çemberlitaş’tan başlayarak Sirkeciye kadar devam eden bu tramvay yolunu yürüyerek gezmenizi tavsiye ederim. Tarihle ve Türk kültürüyle iç içe vakit geçireceğiniz harika bir anı olarak kalacaktır. Eğer yürüme imkanınız yoksa tramvay kullanarak yine ile bu nostaljik yolu gezme olanağı var.

Saraçhane Çarşısı

Osmanlı Devletinin yüzyıllarca ağır sanayi merkezi sayılan tarihi saraçhane aynı zamanda bulunduğu semte de adını vermiştir. İstanbul’un fethinin ardından Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’da inşa ettirdiği ilk Osmanlı çarşısı olma ünvanına sahiptir Saraçhane. Yüze yakın dükkan ile yaşanan deprem ve tüm doğal afetlere meydan okuyarak günümüze kadar ayakta kalabilmeyi başaran Saraçhane Çarşısı 15. yüzyılın geleneksel Osmanlı Mimarisini yansıtmaktadır.

Arasta (Sipahi) Çarşısı

Bugün Sultanahmet camisinin bulunduğu alanda kurulu Sultanahmet Külliyesinin masraflarını karşılamak amacıyla yaptırılan Arasta çarşısının diğer bir adı da Sipahi Çarşısıdır. Türkiye’nin tarihi çarşıları arasında çok bilinen bir çarşı değildir. Sebebi ise 1900’lerin başında çıkan yangında tamamen harabeye dönmüş ve 80’lere kadar toparlanamamış olmasıdır. Günümüzde bu çarşıda el dokuması halı ve kilimler başta olmak üzere kültürel antika eşyalar satan dükkanlar bulunmaktadır.

Bu tarihi değeri canlandırmak için Ramazan ayı boyunca Sultanahmet camisinin yanında bulunan bu alanda platform kurulmakta ve küçük prefabrik dükkanlar açılmaktadır.

Türkiye’nin Diğer Şehirlerindeki Tarihi Çarşılar

Türkiye’yi gezerken hemen her şehirde bir tarihi çarşıya rastlıyoruz. Her biri Osmanlı ve Selçuklu döneminden kalma ve herbirinin bambaşka bir hikayesi var.

İller Tarihi çarşılar ve tarihi bilgiler
Türkiye’nin Çarşıları

İzmir Kemeraltı Çarşısı

1500’lü yılların sonlarına doğru denizin doldurulmasıyla başlayan yapılaşma ve Hisar Camisi yaptırılmıştır. Bugünkü Konak Meydanı çok eski zamanlarda denize aitmiş. Günümüze kadar yapılan dolgu çalışmaları ile bugünkü Konak meydanı ortaya çıkmıştır.

İzmir’in Konak ilçesinde bulunan tarihi Kemeraltı Çarşısı, Konak meydanındaki ünlü saat kulesinin bulunduğu yerden başlayarak Fevzipaşa ve Eşrefpaşa caddeleri boynuca uzanır. Tekstil, ayakkabı, çanta, işlenmiş hakiki deri ürünler, kuyumcu dükkanları, banka şubeleri ve daha bir çok meslek dalına ait işyerleri ile özellikle yaz sezonunda yerli yabancı turistlerin uğrak yeridir.

Hani deyim vardır “İğne atsan yere düşmez“. İşte bu deyimin gerçekleştiğine çok defa İzmir Kemeraltı çarşısında şahit oldum. Tarihi çarşı boyunca açılan tenteler ve ağaçlar sayesinde yakıcı İzmir güneşinden kaçanlar için serin bir liman olmuştur Kemeraltı.

Ankara Çıkrıkçılar Yokuşu ve Ulus Bit Pazarı

Tarihi geçmiş olarak henüz yeni sayılabilecek Cumhuriyet döneminde açılan Çıkrıkçılar Yokuşu günümüz mimarisine sahip binalarla doludur. Karşılaştırma yapacak olursak İstanbul Eminönü’nden Kapalı Çarşıya uzanan ve düğün-kına malzemelerinin satıldığı dükkanların olduğu caddeye benzer. Ulus semti Ankara’nın tarihi han, hamam, çarşı ve pazarlarının toplandığı bölgedir. Bir de az sayıda antikacı ve spotçudan oluşan Ulus Bit Pazarı var. Oldukça varoş bir halde olduğundan açıkça konuşmak gerekirse Ankara’nın öyle pek gezilebilecek yerlerinden sayılmaz. Bunun yerine gezebilecek çok daha güzel yerlere vakit ayırmak mantıklı olacaktır.

Örneğin Ankara Kalesi etrafındaki dükkan ve mağazalardan oluşan tarihi sayılabilecek çarşı ve Anafartalar Çarşısını gezmenizi öneririm.

Ankara’nın bir diğer tarihi sayılabilecek çarşısı ise Hacı Bayram Veli Çarşısıdır. Ulus – Altındağ arasında bulunan ve Ankara’nın çarşılarından birisidir. Hac malzemeleri ve hediyelik eşya üzerine satış yapan dükkanların bir çoğu günümüz mimarisine sahip binalardan oluşmaktadır.

Çanakkale Aynalı Çarşı

1800’lü yılların sonunda Musevilerin öncü olarak açtıkları Çanakkale Aynalı Çarşı, şehrin Anadolu yakasında bulunuyor. Bir kaç yıl önce cadde ve sokakları baştan başa aslına uygun olarak yenilendi. 1. Dünya savaşı esnasında bombaların hedefi olmuş ve ağır tahribat görmüş. Ayrıca saldırı ve yağmalamalar neticesinde kullanılamaz hale gelmiştir. 1960’larda Çanakkale Belediyesinin özel çalışması ile tarihi çarşı bugünkü halini almıştır. Çarşının asıl adı ise “Passage Hallio” yani Halyo Pasajıdır.

Çarşı tamamen İstanbul’da bulunan Mısır Çarşısı baz alınarak inşa edilmiştir. Her iki ucunda tarihi birer kapı bulunan Aynalı Çarşının bir de orta kısmında avluya açılan kapısı bulunmaktadır.

Erzurum Taş Han Tarihi Çarşısı

Asıl adı Rüstem Paşa Kervansayı olan ancak bugün Erzurum’da Taşhan Çarşısı olarak bilinir. Rüstem Paşa, Kanuni Sutan Süleyman’ın sadrazamıdır aynı zamanda. Osmanlı taş mimarisinin simge şaheserlerinden biridir. Günümüzde daha çok Oltu taşından üretilen el yapımı ürünler satan dükkanlar bulunmaktadır. Oltu taşı tespih, kolye, küpe ve benzeri ürünleri Erzurum’a geldiğinizde buradan satın alabilirsiniz.

Gaziantep Sedefçiler (Sedefkar) Çarşısı

Gaziantep gezimizde uğradığımız bu tarihi çarşıda sedef işleme sanatının profesyonel bir şekilde takı, tabak, çanak, dolap, sandık, ahşap eşyalara ve gümüş ile hatta altın takılara nasıl işlendiğini gördük. Özellikle ahşap ile bütünleşmiş bir sedefin ışıltılı bir görüntüsü var. Sedef işini yapan ustalara Sedefkar deniyor. Sedefkarların el işçiliğini sanata dönüştürmesine şahit oluyorsunuz.

Şanlıurfa Kapalı Çarşı

Tarihi Mezopotamya kültürünün bir yansıması olarak o mistik havası karşılıyor önce bizleri. İstanbul’da bulunan Kapalı Çarşıya oranla daha küçük bir alana kurulmuş olsa da kendine has cazibesiyle bizleri büyülemeye yetiyor. Özellikle yöresel kahve ve çay kültürünü yaşatan bakır cezve, demlik ve semaverlerin tıngırtısı hala kulaklarımda. Yöresel baharat ve yiyeceklerin de satıldığı kapalı çarşıyı Urfa’ya geldiğinizde ziyaret etmeden geçmeyin.

Gaziantep Bakırcılar Çarşısı

Yemeğin tadı bakır kaplarda daha bir ayrı olur derler. Bakır tabaktan yediğiniz yemek hatta bakır tastan içilen ayran bir başkadır hani. Gaziantep gezisinde ziyaret edilecek yerlerden biri kesinlikler Tarihi Bakırcılar Çarşısıdır. Kendine has tarihi dokusu ve ustadan çırağa aktarılan bakır işleme sanatı görmeye değer. Bakırcılar çarşısına girdiğinizde bakıra adeta hayat veren o çekiç seslerinin ahengi ve tınısı hep aklınızda kalacaktır.

Geçmişten Günümüze Türkiye’nin Tarihi Çarşıları” adlı bu yazı en son 05.08.2020 tarihinde güncellenmiştir.

Bizyineyollarda
Bizyineyollarda
Bulduğumuz her boşluğu bir tatile dönüştürüp yakaladığımız tüm fırsatları sonuna kadar kullanıyoruz. Kimi zaman aracımızla taşlı dağ yolunda kilometrelerce gittik (Adrasan), kimi zaman kucakta çocukla dar patikalarda saatlerce yürüdük (Gelidonya Feneri). Çok yorulduk ama hiç pişman olmadık.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Avatar Ceyhun Avcı dedi ki:

    Konyanın çarşılarınada yer verebilirmisiniz.